NEDEN OKUNMALI? Küresel komplo teorileri, dünya üzerinde izlediğimiz sayısız olayın altında tek bir şeytani grubun pusuda beklediğini iddia ediyor. Bu grubun kimliği değişebiliyor: Bazıları dünyanın gizli bir biçimde Masonlar, cadılar ya da Satanistler tarafından yönetildiğine inanıyor; diğerleri bunların uzaylılar, sürüngen kertenkele insanlar (reptilian) ya da çeşitli başka klikler olduklarını düşünüyor. “Sapiens” ve “Homo Deus” kitaplarıyla tüm dünyanın ilgisini çeken ünlü yazar Harari, The New York Times’daki bu yazısında “Küresel komplo teorileri” hakkındaki düşüncelerini açıklıyor.

Okuma süresi: 4 dakika

Komplo teorileri çeşitli şekillerde ve boyutlarda karşımıza çıkabiliyor ama belki de en sık rastladığımız teori, “küresel komplo teorisi”(global cabal theory). Kısa bir süre önce, 25 ülkede 26 bin kişiyle yapılan bir araştırmada katılımcılara, “olayları gizlice kontrol eden ve hep birlikte dünyayı yöneten tek bir grup insan” olduğuna inanıp inanmadıkları soruldu.
ABD’lilerin %37’si bu soruya “kesinlikle ya da büyük olasılıkla doğru” yanıtını verdi. İtalyanların %45’i, İspanyolların %55’i ve Nijeryalıların %78’i de aynı yanıtı verdi.

Kuşkusuz, komplo teorileri QAnon[1] tarafından icat edilmedi. Bu teoriler, binlerce yıldır ortalıkta dolanıyorlar ve hatta bazılarının tarih üzerinde büyük etkileri de oldu. Örneğin Nazizm. Genelde Nazizm’i bir komplo teorisi olarak görmeyiz. Tüm ülkeyi ele geçirmeyi ve II. Dünya Savaşı’nı başlatmayı başarmış olduğu için onu genellikle (kötü de olsa) bir “ideoloji” olarak kabul ederiz.

Ama özüne baktığımızda Nazizm, Yahudi aleyhtarı şu yalana dayalı bir komplo (kabal) teorisiydi: “Bir Yahudi finansörler grubu gizlice dünyayı yönetiyor ve Aryan ırkı yok etme planları kuruyor. Bolşevik Devrimi’ni onlar yaptı, Batı demokrasilerini yönetiyor ve medyayı, bankaları kontrol ediyorlar. Onların tüm bu alçakça oyunlarını yalnızca Hitler görebildi ve onları yalnızca o durdurabilir ve insanlığı kurtarabilir.”Bu türden küresel komplo teorilerinin ortak yapısını anlamak, onların hem çekiciliğini hem de içsel gerçekdışılığını açıklayabilir.

Yapısı

Küresel komplo teorileri, dünya üzerinde izlediğimiz sayısız olayın altında tek bir şeytani grubun pusuda beklediğini iddia ediyor. Bu grubun kimliği değişebiliyor: Bazıları dünyanın gizli bir biçimde Masonlar, cadılar ya da Satanistler tarafından yönetildiğine inanıyor; diğerleri bunların uzaylılar, sürüngen kertenkele insanlar (reptilian) ya da çeşitli başka klikler olduklarını düşünüyor.

Ama temel yapı aynı kalıyor: Bu grup, olup biten neredeyse her şeyi kontrol ederken, aynı zamanda bu kontrol mekanizmalarını herkesten gizliyor.

Küresel komplo teorileri karşıt kutupları birleştirmekten özel bir zevk alıyor. Nazi komplo teorisi, yüzeysel olarak komünizm ve kapitalizmin uzlaşmaz düşmanlar olarak göründüğünü söylemiştir, değil mi? Yanlış! Gizli Yahudi örgütünün senden düşünmeni istediği tam olarak bu! Bush ve Clinton ailelerinin birbirlerinin can düşmanları olduğunu düşünebilirsin ama onlar yalnızca bir oyun sergiliyorlar. Kapalı kapıların ardında hepsi, aynı Tupperware partilerine gidiyorlar.

Bu önermelerden temel bir dünya kuramı ortaya çıkar: Haberlerdeki olaylar, bizi aldatmaya yönelik kurnazca tasarlanmış bir sis perdesidir ve dikkatimizi dağıtan ünlü liderler, gerçek yöneticilerin ellerindeki kuklalardır.

Cazibesi

Küresel komplo teorileri, sayısız karmaşık sürece tek ve doğrudan bir açıklama sundukları için, kısmen geniş bir takipçi grubuna çekici gelebilir. Yaşamlarımız, sürekli savaşlar, devrimler, krizler ve salgınlarla sarsılıyor. Ama bir küresel komplo teorisine inanırsam, her şeyi anladığım şeklindeki rahatlatıcı duygunun tadını çıkarabilirim.

Suriye savaşı mı? Orada ne olup bittiğini kavrayabilmek için Orta Doğu tarihini incelemem gerekmez. Bu savaş büyük bir komplonun parçasıdır. 5G teknolojisinin geliştirilmesi mi? Radyo dalgaları fiziği hakkında araştırma yapmama gerek yok. Bu bir komplo. Kovid-19 salgını mı? Onun eko-sistemler, yarasalar ve virüslerle bir ilgisi yok. Komplonun bir parçası olduğu gayet açık.

Küresel komplo teorisi bir maymuncuk; dünyanın tüm gizemlerinin kilidini açar ve özel bir çevreye girmemi sağlar. “Anlayan insanlar” grubuna. Beni sıradan insandan daha akıllı ve zeki kılar ve hatta entelektüel elit ve yönetici sınıfının üstüne çıkarır: profesörler, gazeteciler, politikacılar. Onların gözden kaçırdığı (ya da gizlemeye çalıştığı) şeyi görürüm.

Kusuru

Küresel komplo teorileri aynı temel kusurdan mustariptir: tarihin çok basit olduğunu varsayarlar. Küresel komplo teorilerinin temel önermesi, dünyayı manipüle etmenin göreceli olarak kolay olduğudur. Küçük bir grup insan, savaşlardan teknolojik devrimlere, salgınlara kadar her şeyi anlayabilir, öngörebilir ve kontrol edebilir.

Bu grubun küresel oyun tahtasında on hamle ilerisini görebilme yeteneği, özellikle dikkat çekicidir. Dünyanın bir yerinde bir virüs saldıklarında, yalnızca onun dünyaya nasıl yayılacağını değil, bir yıl sonra küresel ekonomiyi nasıl etkileyeceğini de tahmin edebilirler. Bir politik devrim başlattıklarında, onun gidişatını kontrol edebilirler. Bir savaş başlattıklarında, nasıl biteceğini bilirler.

Ama kuşkusuz ki dünya çok daha karmaşık. Örneğin, Amerika’nın Irak’ı işgalini düşünelim. 2003 yılında dünyanın tek süper gücü, ülkenin kitle imha silahlarını ortadan kaldırmak ve Saddam Hüseyin rejimini sona erdirmek istediğini iddia ederek orta büyüklükteki bir Orta Doğu ülkesini işgal etti. Bazıları, bölge üzerinde egemenlik kurma ve Irak’ın hayati petrol sahalarına hâkim olma şansını da kaçırmayacağından şüpheleniyordu. ABD, hedeflerine ulaşmak için dünyanın en iyi ordusunu Irak’a konuşlandırdı ve trilyonlarca dolar harcadı.

Birkaç yıl ileri saralım ve bu muazzam çabanın sonuçlarına bakalım: Tam bir fiyasko. Kitle imha silahı yoktu ve ülke büyük bir kaosa sürüklendi. Savaşın en büyük galibiyse, bölgede egemen güç haline gelen İran’dı.

Bu durumda, George W. Bush ve Donald Rumsfeld’in aslında gizli İranlı mollalar oldukları ve şeytani zekayla bir İran komplosu yürüttükleri sonucuna mı varmalıyız? Hiç de değil! Gerçek sonuç, insan ilişkilerini tahmin etmek ve yönetmenin inanılmaz ölçüde zor olduğudur.

Bu dersi almak için bir Orta Doğu ülkesini işgal etmeniz gerekmez. İster bir okulun yönetim kurulunda veya yerel konseyde görev yapmış olun, ister sadece anneniz için sürpriz bir doğum günü partisi düzenlemeye çalışmış olun, insanları kontrol edebilmenin ne kadar zor olduğunu biliyorsunuzdur. Bir plan yaparsınız ve geri teper. Bir şeyi sır olarak saklamaya çalışırsınız ve ertesi gün herkes onun hakkında konuşuyordur. Güvendiğiniz bir arkadaşınızla gizli bir ittifak kurarsınız ve en kritik anda sizi arkadan bıçaklar.

Küresel komplo teorileri, bin hatta yüz insanın eylemlerini bile tahmin etmek ve kontrol etmek çok zor olsa da yaklaşık sekiz milyar kukla ustası olmasının, şaşırtıcı derecede kolay olduğuna inanmamızı istiyor.

Hakikat

Elbette dünyada pek çok gerçek komplo var. Bireyler, şirketler, kuruluşlar, kiliseler, hizipler ve hükümetler, sürekli olarak çeşitli komplolar kuruyorlar ve bunları uyguluyorlar. Ama bütün olarak dünyayı öngörmeyi ve kontrol etmeyi bu kadar zorlaştıran da tam olarak budur.

1930’larda Sovyetler Birliği dünyanın her yerinde komünist devrimlerin fitilini tutuşturmak için, gerçekten komplo kuruyordu; kapitalist bankalar her türden tehlikeli stratejiler kullanıyordu; Roosevelt yönetimi Yeni Düzen’de Amerikan toplumunu yeniden inşa etmeyi planlıyordu ve Siyonist hareket Filistin’de bir vatan kurma planını uyguluyordu. Ama bunlar ve sayısız diğer plan sıklıkla çakıştı ve tüm bu gösterileri yöneten tek bir grup yoktu.

Bugün de pek çok komplonun hedefi olabilirsiniz. İş arkadaşlarınız, patronunuzu aleyhinize çevirmek için planlar yapıyor olabilirler. Büyük bir ilaç firması, size zararlı opioidler yazması için doktorunuza rüşvet veriyor olabilir. Bir başka büyük şirket, çevre yönetmeliklerini engellemeleri ve soluduğunuz havayı zehirlemesine izin vermeleri için politikacılara baskı yapıyor olabilir. Bir teknoloji devi kişisel verinizi ele geçirmekle meşgul olabilir. Bir siyasi parti seçim bölgelerinizi kendi çıkarına göre düzenliyor olabilir. Yabancı bir hükümet ülkenizdeki radikal grupları kışkırtıyor olabilir. Bunların hepsi gerçek komplolar olabilir ama tek bir küresel komplonun parçası değillerdir.

Bazen bir şirket, bir siyasi parti ya da diktatörlük, dünya gücünün önemli bölümünü gerçekten elinde toplayabilir. Ama böyle bir şey olduğunda, bunun gizli tutulması neredeyse olanaksızdır. Büyük güçle birlikte büyük aleniyet gelir.

Aslında pek çok örnekte, apaçık aleniyet büyük güç kazanmanın ön koşuludur. Örneğin, Lenin halkın gözünün önünden kaçınarak, Rusya’da asla iktidara gelemezdi. Stalin de başlangıçta kapalı kapılar ardında plan yapmayı çok severdi; ama Sovyetler Birliği’nde gücü tekeline aldığı anda, Baltık’tan Pasifik’e kadar her ofiste, okulda ve evde onun resmi asılıydı. Stalin’in gücü, bu kişilik kültüne dayalıydı. Lenin ve Stalin’in, perde arkasındaki gerçek yöneticiler için sadece bir paravan olduğu düşüncesi, tüm tarihsel kanıtlarla çelişir.

Hiçbir gizemli örgütün gizlice tüm dünyayı kontrol edemeyeceğini kabul etmek, yalnızca doğru olmakla kalmayıp, aynı zamanda insanı güçlendiren bir şeydir. Bu, dünyamızdaki rakip grupları tanımlayabileceğiniz ve bazı gruplara karşı diğer gruplarla ittifak kurabileceğiniz anlamına gelir. Gerçek siyaset bundan ibarettir.

[1] Ç.N.: Somut delillerle kanıtlanmamış “derin devlet” iddialarını ortaya atan ve QAnon adıyla bilinen komplo teorisi, bundan üç yıl önce internetin karanlık köşelerinde yayılmaya başladı. ABD’de “derin devlet” kavramı, istihbarat, siyaset ve iş dünyasından elitlerin oluşturduğu grubu tanımlamak üzere kullanılmış; bu grubun, başkan Donald Trump’la gizli bir savaş içinde olduğu yönünde iddialar ortaya atılmıştı.


Yuval Noah Harari Yazar



The New York Timesdan çeviren: Tanju Aşanel Düzeltme: Deniz Vural



Harari’nin sitemizde daha önce yayınlanmış yazı ve söyleşileri:

YUVAL NOAH HARARI ve JARED DIAMOND / Sistem çöktüğünde kimler hayatta kalabilecek?


Bir Yorum Yazın