NEDEN OKUNMALI? Plastik atıklar, en yüksek dağlardan en derin okyanus çukurlarına kadar hayli görünür küresel bir sorun. Doğal koşullarda plastikler neredeyse yok edilemez ama yine de dünya çapında büyük ölçekte atılıyor: Dünya her yıl yaklaşık 359 milyon ton plastik üretiyor. Plastikler güçlü, dayanıklı, su geçirmez, hafif, kolay kalıplanabilir ve geri dönüştürülebilir. Bunlar, yapı malzemeleri için gereken tüm temel özellikler. Peki ya bu plastik atıkların tümü, düşük gelirli nüfus için yapı malzemelerine dönüştürülebilirse?

Okuma Süresi: 4 dakika

Plastik atıklar, en yüksek dağlardan en derin okyanus çukurlarına kadar hayli görünür küresel bir sorun. Doğal koşullarda plastikler neredeyse yok edilemez ama yine de dünya çapında büyük ölçekte atılıyor: Dünya her yıl yaklaşık 359 milyon ton plastik üretiyor. Çevre, bu ölçüde büyük miktardaki plastik atığı, canlılara zarar vermeyecek kadar hızlı bir şekilde kendiliğinden yok etmeyi başaramaz.

Bu, plastiklerin sürdürülebilir bir malzeme olmadığı konusunda bir fikir birliği sağladı. Ve evet, plastik kesinlikle çok büyük bir sorun; ancak sorun olmaya devam etmesi de gerekmez.

Esas mesele, bir malzeme çeşidi olarak plastik değil, doğrusal ekonomik modelimizdir: ürünler üretilir, tüketilir ve sonra bertaraf edilir. Bu model, sonsuz ekonomik büyümeyi varsayıyor ve gezegenin tükenebilir kaynaklarını dikkate almıyor.

Ancak plastikleri farklı bir yaşam döngüsüne yerleştirmenin birçok yöntemi var. Benim üzerinde çalıştığım bir yöntem de kullanılmayan plastikleri dayanıklı, güvenilir ve sürdürülebilir bir yapı malzemesine dönüştürmek.

%10 geri dönüştürülmüş plastikten yapılmış plastik blok.

Çoğu insan, plastiğin geri dönüşüm olanağının kısıtlı olduğuna, sadece birkaç türün geri dönüştürülebileceğine inanıyor. Bu şaşırtıcı değil. Geri dönüştürülen plastik oranı gerçekten minimum miktarda. Örneğin İngiltere, her yıl beş milyon ton plastik kullanıyor ve her yıl yalnızca 370.000 ton plastik geri dönüştürülüyor. Bu miktarın oranı sadece %7.

Ancak bilinenin aksine tüm polimerler teknolojik olarak %100 geri dönüştürülebilir. Bazıları mükemmel beşikten beşiğe[1]  yaşam döngüsüne sahiptir. Aynı ürünleri üretmek için tekrar tekrar kullanılabilirler. Bazı plastikler, parçalara ayırarak, eriterek ve yeniden kullanarak değerlendirilebilirler.

Bu tür geri dönüştürülmüş plastikler, işlenmemiş plastiklere kıyasla daha düşük mekanik özelliklere sahip olabilir. Çünkü bir plastiği her eritip işlediğinizde, polimerik zincirler bozulur. Ancak bu özellikler, katkı maddeleri veya işlenmemiş plastiğe karıştırılarak geri kazanılabilir. Başarılı endüstriyel geri dönüşüm örnekleri, alkolsüz içecek şişeleri yapmak için kullanılan polietilen terftalat (PET) ve polistireni içerir.

Bunun gibi tuğlalar, inşaatta kullanılacak kadar güçlü ve dayanıklı plastik tuğlaların prototipi olabilir.

Geri kalan her şey, teknik olarak farklı uygulamalar için yeni malzemeler halinde tekrar işlenebilir. Son olarak, herhangi bir plastik atık, parçalanabilir ve asfalt için dolgu maddesi olarak kullanılabilir; veya yakıt üretmek için ısıtma yoluyla ayrıştırılabilir (pirolize edilebilir). Japon şirketi Blest Corporation, evsel plastik atıkları basit ve uygun maliyetli bir şekilde yakıta dönüştürmek için, taşınabilir bir makine satıyor.

Sorun şu ki bu plastik atığın çoğunun geri dönüştürülmesi, şu anda olanaksız ve kârsız. Kauçuklar, elastomerler, termosetler ve karışık plastik atıklar gibi polimerler, geri dönüşüm sektörü tarafından rahatlıkla “geri dönüştürülemez” olarak etiketlenir. Ancak tüm dünyada bu malzemelerin miktarı, korkutucu derecede büyük ve büyümeye devam ediyor. Ya bu plastik atık topluma faydalı bir şey üretmek için kullanılabilirse?

Birçok üniversite ve girişimci bunu yapmaya çalışıyor. Çoğu çözüm, karışık plastik atıkları hedefliyor ve orijinallerinden farklı uygulamalar öneriyor. Birkaç grup, plastik atıklardan yapılan inşaat malzemeleri geliştirdi.

Plastikler güçlü, dayanıklı, su geçirmez, hafif, kolay kalıplanabilir ve geri dönüştürülebilir. Bunlar, yapı malzemeleri için gereken tüm temel özellikler. Peki ya bu plastik atıkların tümü, düşük gelirli nüfus için yapı malzemelerine dönüştürülebilirse? Mevcut girişimler umut verici ancak henüz endüstriyel ölçekte üretilebilir değil.

Plastik atıkları çevreden uzaklaştırmanın ilginç yollarını bulmak amacıyla, özel olarak incelemeler yapıyorum. 2009’dan beri farklı atık malzemeleriyle karıştırılmış, tüketici sonrası plastiklerden yapılmış bir dizi yapı malzemesi geliştirdim. Brezilya’da şeker endüstrisinin bir yan ürünü olan şeker kamışı küspesi gibi tarımsal atıklardan ve kahve tortusundan, beton atık ve geri dönüştürülmüş plastiklerle birleştirilen inşaat kalıntılarına kadar, tuğla, kiremit vb. yapı elemanları üretmek için malzeme elde etmenin birçok yolunu keşfettim.

Ekibimizle şu anda geri dönüştürülmüş plastiklerden yapılmış uygun bir yapı taşı geliştirmeye çalışıyoruz. İşlenmemiş ve geri dönüştürülmüş plastiklerin (renkli PET şişeler, polipropilen, polietilen) ve kenevir, talaş, beton atık, kırmızı çamur gibi diğer atık malzemelerin bir karışımını kullanarak bir dizi olası malzeme hazırladık.

Şu anda, içi boş büyük ürünler yapmak için ideal bir plastik kalıplama teknolojisi olan döner kalıplama işlemi için, malzemelerin özelliklerini ayarlıyoruz. Bu blokta maksimum miktarda geri dönüştürülmüş plastik kullanmak istiyoruz. %25 geri dönüştürülmüş plastikten yapılan bloklar, mekanik testlerde son derece iyi performans gösterdi. Sonra %50, %75 ve %100 oranlarında denemeler yapacağız.

Blokların estetiğini de düşünüyoruz. Geri dönüştürülmüş karışık renkli plastik karışımları, genellikle gri veya siyah renkle sonuçlanır. Rengi etkinleştirmek için, bloğun ana kütlesini kaplamak için, işlenmemiş veya geri dönüştürülmüş plastik karışımları hazırlıyoruz.

Belki de plastikler, daha sürdürülebilir bir yaşam tarzına giden yolun bir parçası olacak. Doğal veya yenilenebilir kaynak kullanmak mutlaka çevre dostudur diyemeyiz. Polimerik bir malzemenin ekolojik ayak izi, ekilebilir arazi, temiz su, gübreler ve yenilenme süresinde talep edilen doğal malzemelerinkinden daha küçük.

“Küresel Ayak İzi Ağı”na göre, salgından önce gezegenin mevcut kaynaklarının 1,75 katını talep ediyorduk. “Geri dönüştürülemeyen” atıklarla çalışmak ve doğal malzemelere alternatif plastik alternatifleri geliştirmek, bu talebi azaltabilir ve gelecek nesillere daha temiz ve daha sürdürülebilir bir gezegen bırakabilir.

Geri dönüştürülmüş plastiklerden yapılan yapı malzemeleri, henüz inşaat endüstrisinde yaygın olarak kullanılamıyor. Prototipler çoğunlukla örnek kurulumlar için kullanılıyor. Plastik geri dönüşüm potansiyeline daha fazla yatırımı teşvik etmek için, siyasi irade ve yaygın çevre bilinci gerekiyor.

Ancak plastik kirliliği konusunda kamuoyunun artan baskısının bir sonucu olarak eğilimin değişmeye başladığını gözlemliyorum. Hükümetin ve endüstrinin döngüsel ekonomi fikrine katılımı sayesinde, piyasada (ve insanların zihninde) geleneksel yapı malzemelerinin yerini alacak plastik girişimleri destekleme yönünde bir hareket başlayacak gibi görünüyor.


[1] Bu sisteme göre, bir ürün için kullanılan materyaller, ürün kullanılamayacak kadar eskidiğinde, yenisinin üretiminde kullanılabilecek şekilde geri dönüştürülebilir olmalı. “Cradle to Cradle” kavramı Prof. Dr. Michael Braungart tarafından geliştirildi. “Cradle to Cradle” sisteminin kullanımı, üretim süreçlerinin atık üretimini sıfıra indirdiği gibi, maliyetlerini de önemli oranda düşürüyor. Ürün, klasik geri dönüşüm sisteminden farklı olarak, tamamen doğa dostu yöntemlerle üretilir, kullanılır, işlevi bittikten sonra dönüştürülür ve tekrar kullanılır. Örneğin yeşil binalarda c2c sertifikalı ürünlerin kullanımı, binaların tasarım sürecinin eksiksiz ve amacına en uygun şekilde gerçekleşmesini sağlayacak. Sistem yeşil binalarda kullanıldığında, inşaat sektöründe bir devrim niteliği taşıdığı gibi, aynı zamanda birçok sektörde de uygulanabiliyor.


Sibele Cestari – Queen’s University Belfast


BBC Future ve The Conversation‘dan çeviren: Tanju Aşanel Düzeltme: Deniz Vural


Bir Yorum Yazın